Boston in the fall

Ice Cream display in the market

Second leg of the trip starts from Chicago with Erin joining us

Yolculuğun ikinci ayağı Chicago’dan Erin’in de bize katılmasıyla başlıyor.  Dolaşıp Erin’i tekrar Chıcago’ya bırakacağız.

Paul Revere’s home

Paul Revere’in evi

Her ne kadar Amerika’nın tarihi yeni sayılırsa da, tarihi yerler elden geldiğince korunmuş.   Amerika’nın İngilizlerden ‘kurtuluş savaşı’nın kahramanı Paul Revere’in evi.

Paul Revere 1770’lerde bir gümüşçü.   Ama Nisan 1775’de yaklaşan İngiliz ordusunu haber vermek için gece yarısı atına atlayarak İngilizlere karşı savaşan Amerikalı milisleri uyarmaya dört nala şehirlerden şehirlere sürüyor.  Böylece milisler hazırlıksız yakalanmıyorlar İngiliz ordusuna.  Yani bir nevi gerillanın işgalci orduyla savaşımı oluyor. O sırada da Amerikalı milisler İngilizler tarafından terörist ilan edilmiş.  Yani kimin terörist, kimin yüce devletin temsilcisi olduğu uzun savaşlar sonrası ve kimin kazanmasına bağlı olarak değişiyor.

Boise Hotel

October 11, 2020. To Boston, Massachusetts

The road to Boston was one of the worst.  It was like a village road pretending to be a highway.  For about 50 miles or so, driveways, pizza shops, nail parlours all opening to the “highway” and the “traffic circles” that I hate passionately were on this road.  We made it to Boston late and had reserved a room at a hotel, using Bokkings or Expedia.  It was a project itself to find the hitel as it was surrounded by one way roads, construction zones and building constructions.  They had advertised that they had parking, but we did not see or find any parking.

I entered the lobby for checkin, but the whole lobby was full of girls and boys dressed as if there was a wedding, so I gathered a wedding is going on.  A sign in the lobby asked the guests to fiorm a line and wait for th ehist to tale care of them.  So I did and after about 20 minutes, I knew something was wrong when in all the crowd the host never showed up.  Finally asking the guy next to me waiting at the line, the guy told me that he “worked there” and the line was for the night club that shared the lobby with the hotel.

I approached the front desk but the two clerks were fighting because one had given wrong instructions to a customer.  Finally when she called me to register, she informed that the room I had reserved was not ready.  We were being asked to go and wait in the car until they called us.  And that could take about an hour or so.

The parking was actually “valet parking” for a small fee of course.

We found an empty road and Erin got on the phone to cancel the reservation and make another one.

Erin had meetings and work the next day, so she stayed in the hotel and did her work while we visited Boston.

When in Maine and/or Massachusetts you have to eat lobsters.  And we did.  I never developed a taste for lobsters.  I was hoping to finally sense and enjoy this seafood delicacy.  Even after I downed couple of “lobster rolls” the taste of the souce always overpowered the taste of the meat.  I even tried without any souce yet, still nothing from the rubbery substance.  Maybe I am getting the corona virus as, they say, it takes away the feeling of taste and smell.

Boise Hotel

Ekim 11, 2020. Massachusetts eyaletinde Boston Şehri.

Yolda Hilton’a rezervasyon yaptık.  Zaten Boston’a geliş tam bir keşmekeşle geçti.  İki şeritli sanki bir kasaba yoluyla şehre geldik ki gene her yer kazılı, trafik değişmiş, ama zaten geç geldiğimiz için de ayrıca karanlık.  Tek yönlü yollardan zar zor oteli bulabildik, güya parkları var ama bulamıyoruz.  Ben kayıt için girdiğimde salon sanki düğün gibi parti elbiseli, yarı çıplak kızlarla ve oğlanlarla doluydu.  Bir de pano asmışlar, müşterilerimiz lütfen burada sıra olarak bekleyiniz diye.  Geçtim beklemeye, kimsenin ne geldiği ne gittiği var.  Sonunda sordum.. meğer o sıra yukarı katlardaki bir gece klübü içinmiş.  Otel, ekonomik zorluktan olsa gerek, lobisini bir gece klübüyle paylaşıyor!  Tamam.

Bu arada lobideki otel memurları birbirleriyle müşteriyi yanlış yönlendirmek yüzünden kavgalılar.  Sıra bana gelince kızda bir hava, bir burun.  Anlamadım.. Sorun oteli üçüncü internet sitelerinden rezerve ettiğimiz için sanırım.  Geç bile geldiğimiz halde istediğimiz odanın hazır olmadığını ve beklememiz gerektiğini, bana hazırlanınca, belki bir saate kadar, telefon edeceklerini söyledi.  Araba parkı dedikleri de vale parkıymış.

Boş bir sokak bulup arabayı çektik, bir saat Erin telefonda rezervasyonu iptal etti ve başka bir otelde yer buldu.

Ertesi gün çok toplantıları olduğu için Erin otelde kaldı.  Biz ise şehri dolaştık.

Maine ve Boston’a gelince tek ve tek bir şey yenmek zorunda.  Gaziantep’in lahmacunu gibi yemeden gidemezsiniz. İstakoz.  Daha önce Maine’de istakoz sandviçlerinin en meşhur yerinde yemiştik, Boston’da da tadı değişti mi diye bir kez daha denedik, hayır, aynı tatsız, tuzsuz, anlamsız etimsi, lastikimsi bir şey.  Yengeç dolması ya da sandviçinde (burada Lobster roll ya da crab roll diyorlar) en azından yengeç tadı var ama istakozdan bir bok anlayamadım.  Belki Kovid mi oluyorum da tad ve koku alma yetilerimi yitirdim?

Amerika’nın çocuklar için ilk kamu okulu 1635 yılında Boston’da açılıyor.  Yeri hâlâ muhafaza ediliyor.  Kaldırıma da buna işaret eden bir plaket konulmuş.  Amerika’nın İngilizlerden bağımsızlığını ilan eden ve ülkeyi kuranlar olarak tanınanlardan bazıları bu okuldan geçmişler.

In the graveyard at the middle of Boston lies many leaders of the American revolution.  Ben Franklin’s family garveyard as well as Samuel Adams’, John Hancock’s and Robert Treat Paine’s graveyards are all here.  All signers of the Decleration of Independence.

Amerika’yı kuranlar da dahil pek çok Boston yerlisi ve ülke liderinin gömülü olduğu mezarlık. Burada Ben Franklin’in aile mezarlığı, John Hancock’un, Samuel Adams’ın, ve Robert Treat Paine’in (Bağımsızlık deklerasyonunu imzalayanlar) mezarları bulunduğu gibi, pek çok Boston valisinin de mezarı bulunuyor.