
First stop after Minneapolis: Madison WI
We didn’t want to miss Madison on our way to Milwaukee. Although we had been warned that the COVID-19 was hitting the roof in Madison we still wanted to see it. This is a student, college town and we understood why the disease had spread so much here.
After walking around town, mostly around the college, we decided to eat at a student cafe. For students they were charging $12.00 to enter and study with limitless coffee and a sandwich. There were around 6-7 students crammed shoulder to shoulder at each table with no one wearing any masks. We were the only ones with masks together with the waiters.

However, after driving through half of the country and seeing nothing but pro-Trump signs in rural parts, seeing progressive and pro-BLM signs was a welcome sight.
River Walk in Milwaukee
We had visited Milwaukee last year however, I was not aware of its very successful socialist experiment. When I learned this past, I wanted to come again to Milewaukee and hopefully feel it.
Milwaukee is very similar to Chicago in the way its streets cross rivers, red brick buildings, bridges etc.
We took the famous River Walk pathway that stretches across the city next to the river. I was also not aware that this project, started back in 1990’s to be planned, had received the Excellence Award from the Urban Land Institute. I think by building this wonderful walking path along both sides pf the Milwaukee river, the city was, to an extent, prevent the private corporations in gobbling up the river front properties and using it as a profit making tool. This gave the people a chance to enjoy the natural beauty of their own city. By building bars, restaurants, statutes, art, around the walk, they made it really pleasant to be on it for hours, like we did.

We found the bar we were looking for after a very long walk and after a short wait we had the tables facing the river. Enjoying our beers, we watched people come in their boats and either pick up the food they had called ahead or simply get a table then leave with their boats again after they were done.

The bars around the walk was impressively lively and well maintained. Historic buildings were beautiful:


It was great to see the information the city provided for each building and landmarks.

A VERY SUCCESSFUL SOCIALIST EXPERIMENT IN MILWAUKEE
If I had only known of this history last year when we visited Milwaukee, I would have looked at the city with different eyes. That is why I insisted on seeing this city once again this yer after I learned of the successful socilaist experiment that started around 1916’s.
I am aware of the differences in the definitions of “socialism” but having mayors who serve 24 years or other mayors serving 12 years who openly identify as being socialist is remarkable in the US.
I think the success of this socialist history lies in a very strong working class population of Milwaukee at the time when it was the locomotive of production in the US. Factories, production etc. was very strong in those years for the capitalism in the US. And Milwaukee was a leading area in this production.

Milwaukee had had enough with corruption, scandals and outright thuggery of capitalism that was managed directky from the city hall. The people elected not one, not two but three self identified socialit mayors. The second socialist Hoan had the privilege of serving for 24 years.
The capitalist mayor prior to the election of the socilaist mayor Seidel was David Rose who was known as “All the Time Rosy” because he allowed gambling, prostitution, corruption right under the city hall. He was representing capitalism at its best. Let them do whatever they want to do… As long as he got paid.
Socialists, aftre taking over, served with equality as the main pillar of their policy.
At the time only the rich had access to the lakefront. The socialists filled the lake with land and opened it up to public service. New parks, museums, schools opened but with the intention of serving everybody equally. They provided very low cost homes to the working class as well as blacks. They lived in the neighborhoods with the blacks.

The sewer system as well as the water system needed tremendous repairs. So the socialists started by reparing the sewers and the water system so as to prevent any poisoning. And they were able to accomplish this. Not only the right wingers but also other socialists elsewhere labelled them “sewer socialists” because of their work in the sewers. The socialists in NY didn’t find Milwaukee socialists “revolutionary” enough and made fun of them. However, the response was, “You have not won an election even for a dog catcher. Look at us, we are winning election after election.”

If we consider the situation Flint, MI is in today, exactly 100 years, a century, after what socialists were able to do in Milwaukee, it gives a better perspective of their accomplishment.

After 1930’s with relentless ideological and organizational frontal attacks the capitalist government in the US was able to sway the people against the previously accepted socialist ideas. That was one of the reasons why the socialist streak ended.
In the latest PBS documentary “America’s Experiment with Socialism” another very interesting aspect is presented:
By cleaning up the city from prostitution, gambling, all-night casinos and bars, corruption, bribery and providing people with jobs, parks, museums, schools, homes, the socialist model became the norm, and with no scandals etc. it became boring!
Then the Democratic party that had accused the socialist mayors of being communists and that had told people that the socialists were coming to get their posessions and would take over their homes decided to adopt the socialist paolicy in their rhetoric.

MİNNEAPOLİS'TEN WİSCONSON'DEKİ İLK DURAK MADISON'A
Eylül 26, 2020
Biraz gecikmeyle de olsa yola koyulduk ama Madison’u görmeden Milwaukee’ye gitmek istemedik. Madison’da COVİD-19 tavan yapmış durumda. Bunun da nedenini girince iyice anladık.
Madison çok güzel bir üniversite şehri. Aynı zamanda da Wisconsin eyaletinin başkenti ama ağır basan üniversitesi ve öğrenciler.
Her yer pandemiden dolayı kapalı olsa da öğrenci kahveleri ve okullar açık. Birkaç saat geçirdik yürüyerek ve yemek yiyerek.
Öğrencilerin çimenler üzerinde ders çalışmaları içimde tekrar üniversiteye gitmek özlemini getirdi. Hele de yürürken Bilim Fakültesine gelmemiz iyice depreştirdi.

Madisonun öğrenci şehri olduğu ‘ilericiliğinden’ belli. Neredeyse her dükkan vitrinine Siyah hareketin polis katliamlarına karşı hareketini destekler mesajlar yazmış.

Yemeği bir öğrenci kafesinde yemeye karar verdik. Öğrencilerden gelip çalışma parası olarak 12 dolar alıyorlar, istedikleri kadar kalıp ‘çalışabiliyorlar’. Her bir uzun masada ortalama 6-7 öğrenci tıkış tıkış, maskesiz, bilgisayarları açık ‘çalışıyorlar’dı. Tek maskeli biz ve garsonlardı. Neden bu şehirde salgın hastalığın bu kadar yaygın olduğu anlaşılıyor.
Milwaukee’de yürüyüş
Geçen yıl Milwaukee’yi gene ziyaret etmiş, bira fabrikalarını, sokaklarını gezmiştik. Ama sanki devlet sırrı gibi saklanan, bu şehrin sosyalist geçmişini bilmeden dolaşmıştık. Bu tarihi öğrendikten sonra Milwaukee’ye özellikle gelmek istiyordum. Başka bir gözle gördüm bu kez bu güzel şehri.
İlk bakışta Chicago’nun sanki bir kopyası, caddeleri, içinden geçen Milwaukee, Menominee , ve Kinnickinnic nehirlerinin üzerindeki köprüler, tuğla binalar, aynı Chicago stilinde olduğundan insan nerede olduğunu şaşırabilir.
Nehİr Yürüme Patikası (River Walk)
1990’larda planlanmaya başlanan Nehir Yürüme patikası (River Walk) Milwaukee nehrinin iki kenarında halkın rahat yürümesi için yapılmış çok güzel bir yol. Sanırım böylece binaların nehirin kenarını kapıp rant sağlamaları da önlenmiş oluyor. Ama en güzeli gerçekten rahat bir patikadan kilometrelerce yürüyerek hem şehri, hem nehri yaşamak çok güzel.

Patikadan sadece birkaç metre ötede sıra sıra barlar bulunuyor eğer susarsanız diye.
2017 yılında Şehir Enstitüsünün (Urban Land Institute) Mükemmellik Ödülü’ne layık görülmüş bu yürüme yolu. Hem şehrin merkezini hem de nehri takip ederek şehrin kenar mahallelerine kadar uzuyor.

Çok uzun, bize baştan sona gibi gelen bir yürüyüşle dolaştık, ve artık yürüyemeyecek kadar yorulduğumuzda aradığımız Lakefront Brewery barını bulduk. Susuzluk ve yorgunluktan ölecek gibiyken o içtiğim bira sanki geri hayata getirdi.

İki bira ve yemekten sonra dönüp tekrar arabaya gitmek ise ölümü geri getirdi sanki.
Ancak yürüyüşteki binalar, tarih, sanat eserleri yürüyüşü kolaylaştırıyor.

Bütün eski binaların tarihi ve önemi hakkında bilgileri patikaya serpiştirmiş Milwaukee belediyesi. Burada şehrin ilk gazetesinin nerede nasıl basıldığıyla ilgili bir plaket tam o gazetenin yayınlandığı yere konmuş.

İngilizce kolonda resmi olan plaket Milwaukee’nin Doğu kısmında yapıln ilk evin yerini ve yılını kaydediyor.
ÇOK BAŞARILI BİR SOSYALİZM DENEYİ: MİLWAUKEE
Sadece beni değil, eminim devlet sırrı gibi saklanan Milwaukee’nin sosyalist geçmişini duymak sanırım Amerikalılar’ın da %99’unu çok şaşırtacaktır. Sadece sosyalizm olması değil, ama bu kadar başarılı olmasını pek çok Amerikalı kabul dahi etmeyecektir. Gerçekten hiç beklemediğim bir anda kaza eseri öğrendim bu geçmişi ve sosyalizmin başarısını.
Tabii ki, ‘sosyalizm’ kelimesinden ne anlaşıldığı tartışma konusu, ama kendilerini açıktan, utanmadan, hiç bir şekilde saklamaya çalışmadan bağıra bağıra SOSYALİST olarak tanımlayan bir değil, iki değil, tam üç belediye başkanını seçen Milwaukee’de sonunda neden sosyalistler seçimi kaybetmişler çok daha enteresan. Neden ise hem çelişkili hem de hayret verici neden çok basit: Çok başarılı olmaları!!!

Milwaukee’nin inanılmaz başarı sağlayan üç sosyalist başkanı: Seidel, Hoan ve Zeidler.
Milwaukee aynı zamanda da gene kendini sosyalist olarak tanımlayan bir senatörü de kongreye göndermiş bir şehir.
Bu gün de sadece zenginlerin oturduğu ve göle bakan mahallelere kızan sosyalistler halka da göl manzaralarını açmak için gölü doldurup yeni yerler yaratıp halka, kamuya açmışlar.
Ama sosyalistlerden önce şehrin yolsuzluk ve bataklıkta şanı her yere yayılmış. O sıralar belediyeyi elinde tutan David Rose’un adı halk arasında ‘Her Zaman Güllük’ olmuş. O kadar ‘iyiymiş’ ki, belediyenin gözetimi altında genelevler, kumarhaneler, batakhaneler şehri sarmış. Tam da kapitalistlerin istediği ‘istediğinizi yapın, istediğiniz gibi geçin’ düşüncesinin geçerli olduğu günler yaşamış Milwaukee. Yolsuzluktan ve zenginlere verilen kıyaklardan bıkan halk 1910 yılında ilk sosyalist başkan Emil Seidel adındaki sosyalisti seçmiş. Emil Seidel iki yıl başkanlık yapmış. Daha sonra, 1916’da seçilen Hoan, inanılmaz bir şekilde tam 24 yıl şehrin başkanlığında kalmış. Yani 1916’dan 1940’a kadar!

Hoan’ın başarısının ardında her bir vatandaşa eşit muamele etmesi olmuş. Bu sayede belediye servis verecekse tüm vatandaşlar eşit servis aldıklarından zenginlere verilen avantajlar kısıtlanmış, ama halk da ilk kez eşitliğin faydalarını görmeye ve yaşamaya başlamış.
Bu program dahilinde insanları zehirlememek için şehrin su sistemi, tesisatları ve lağımları elden geçmiş. Bu gün, tam 100 yıl sonra buraya yakın Michigan eyaletindeki Flint şehrinde bile bile, kayda geçmesi be mahkeme kararına rağmen paslı, kurşunlu, zehirli sular çocukları zehirliyor. Ama sosyalist başkanlar 100 yıl önce bu sorunu Milwaukee’de çözmüşler. İşte halk arasında da itibar kazanmalarının başlangıcı bu olmuş. Ama burada durmamış Hoan, ev yapımı ve dağıtılması projelerini gündeme sokmuş. Siyahlara bile eşit şekilde ev dağıtmış. Bu sanırım o sırada görülmemiş bir şey, görülmemiş bir eşitlik uygulaması.
Bu kanalizasyonların bakımı ile işe başlamalarından dolayı bu işte çalışan başkanın lakabı ‘lağım sosyalisitleri’ne çıkmış. Bu sadece sağcılarca değil, New York gibi yerlerdeki tatlı su sosyalistlerince de benimsenen bir lakap olmuş, çünkü onlar da halka eşit davranarak hizmet getiren sosyalistlere yukarıdan bakıp bu projeleri küçümsüyorlarmış. Bunları yeterince ‘devrimci’ bulmuyorlarmış. Bunlara yanıt olarak da Milwaukee sosyalistleri, ‘Siz kendinize bakın, köpek yakalama memuru olarak bile tek bir seçim kazanamıyorsunuz. Biz ise seçim arkasına seçim kazanıyoruz’. diyorlarmış.
Ancak bu başarının ardında güçlü bir işçi sınıfı var. O sıralar Milwaukee ABD’nin en üretken, fabrikaları çalışan, işçi sınıfı bilinçli ve örgütlü olan bir yeri. Yani yapılan hizmeti anlayacak, takdir edecek ve kimin kimden yana olduğunu anlayacak bir işçi sınıfı Milwaukee’de varlığını göstermekteymiş.
Ancak 1930’larda sosyalizm ideolojisine saldırılar ve bilinçli bir düşmanlaştırma programları sonucu sosyalizme ilgi azalmaya başlamış.
Son seçilen sosyalist başkan Zeidler başa geçtiği 1948 yıllarında sosyalizme saldırılar büyüdükçe başkanı komünizmle suçlamalar da artmış ve ‘mallarınızı ellerinizden alacak’ propagandası başlamış. Zeidler ise seçim turlarında altı çocuğunu alıp sokaklarda yürüdüğünün resimlerini çektirmiş. Bebek Zeigler babanın kucağında ağlarken ve sadece dört çocuk yürüyebilirken çekilen fotoğraf Zeidler’in korkulacak birisi olmadığını resmetmeye çalışmış. Ancak, tam da Komünizm paranoyası McCarthy dönemini de kapsayacak şekilde 1948’den 1960’a kadar, 12 yıl, başta kalmış sosyalist Zeidler.
Sosyalistlerin başarısı artık Milwaukee’de normal hale gelmiş. İşte sonunda kaybetmelerine neden de bu olmuş! Artık şehirden ne skandal, ne yolsuzluk, ne heyecan, ne şok haberler gelmeyince (şaka değil) bir nevi sıkıntı olmaya başlamış. Ama daha önemlisi Demokrat Parti sosyalistlerin başarısını görüp, eskiden komünizmle suçladıkları başkanların programlarına sahip çıkmaya, kendilerinin de zaten bu programları savunduklarını söylemeye başlamışlar.. ve normalleşen sosyalist deneyimi ele geçirip ana akıma katarak kazanmayı başarmışlar.
Gelecek sosyalistler dikkat etmeli. Her şey düzelirse, yolsuzluk, hırsızlık, fuhuş, skandallar, rüşvet, evsizlik, işsizlik falan kalkarsa halk sıkılıyor! 🙂
Ancak, bu dönemde müzeler yapılmış, parklar yapılmış (bu gün de sosyalistlerin kazandırdıkları muhteşem ve hayran bıraktıran parklar hâlâ mevcut), okul sistemi geliştirilmiş, halkın gidemediği göl kenarı, göl doldurularak halkın hizmetine açılmış, evsiz vatandaşlara ucuza evler sağlanmış.