
Day 8 - 9 : Yellowstone National Park
We are glad we moved much closer to the park. We moved to St. Anthony’s which brings us 30 minutes closer to the West Entrance to the park.
We are very surprised to see the big crowds in the park. Compared to Yosemite, it seems people had just rushed out of their homes during the pandemic (maybe just like us) and rushed to the park. There are actual traffic jams and sometimes impossible to find parking spots in the popular attractions.
It seems every inch of the park is alive. Boiling waters gashing out of the ground, steam bursting out from even the smallest pores, rivers, the forests, colors, animals, volcanic formations. It is simply amazing.
Our favorite park used to be Yosemite in California, but we agree that Yellowstone offers much more than Yosemite for the visitors.
Every 100 yards or so, a new site needs to be seen. Each much different from the previous. We decided to see the Old Faithful geyser the first day by driving on the Southern Loop, but was only able to get to 6 miles to it for the entire day.
Long lines of cars stop when people spot some wildlife even if it is like a mile away and the animals are just a speck of dark spot in the distance. Big and expensive lenses come out of cars to capture the animals.
The steam and hot waters that seem to spring at every few feet make the park look like it belongs to another planet. The bacteria that live and strive in the hot water give psychedelic colors. Trees that have grown in the waters laden with sulphur have died leaving behind trunks that in time turn to white. The stench of sulphur is everywhere.
We had to come back the next day to see the Old Faithful. On the second day in the park, after a long wait observed the Old Faithful erupt. Mission accomplished!

8-9 Eylül, 2020 Yellowstone Milli Parkı.
İyi ki oteli 1.5 saat uzaktaki Idaho Falls’dan St. Anthony’s’e çevirmişiz. 30 dakika daha yakınız Yellowstone’un girişine.
İlk gün ‘Güney çember’ denilen yolu almaya karar verdik, yolumuzda ‘Old Faithful’ denen gayzeri de görmeyi istiyorduk. Ancak Daha birkaç mil uzaklıktaki Old Faithful’a gelemedik bile bütün gün.
Bunları birkaç gün gecikmeyle yazdığım için tüm 5 günlük Yellowstone deneyiminden yararlanarak söyleyebilirim ki, bizim için gerçekten kutsal saydığımız Kaliforniya’daki Yosemite Ulusal Parkı’na ‘pis basarmış’ Yellowstone.
Her açıdan çok fazla değişikliği taşıyor.
Bir jeolog için bu bölge tam anlamıyla bir cennet olmalı. Neredeyse her birkaç metrede bir jeolojik bir olay var. Yerler kaynıyor, duma
nlar çıkıyor, sıcak su kaynakları oradan buradan fışkırıyor, volkanik geçmiş kendini insana zorluyor her saniye.
Hayvanlar bambaşka. Bizon’u görmek hem de çok yakından, kokusunu (BERBAT!!) bile alacak kadar yakından yaşamak Yellowstone’da daha bir gerçek.
Bir türlü arabayı sürüp gidemiyoruz. Her bir 100 metrede arabaların park edip bambaşka bir mucizeye bakma yeri yapılmış. İnsan gaza basıp devam edemiyor.
Nasıl gidebilirsin ki? Tepenin arkasından fışkıran bembeyaz, kocaman buharı görüyorsun, yüzlerce kişinin arabasını park edip koşuşturduğunu görüyorsun.. Mecbursun gidip bakmaya. Eğer hakkını verirsen de.. her bir duruş bir saate, hadi olmadı, yarım saate mal oluyor.
Hiç tahmin etmediğimiz bir şey oldu.. Yellowstone parkı içinde inanılmaz trafik sıkışması!! Herkesin söylediği bu COVID-19 pandemisinden solayı halkımız iplerinden kurtulur gibi saldırmış parka. Hiç beklemiyorduk bunu. Birkaç ay önce gezdiğimiz Kaliforniya’daki Yosemite çok sakindi. Burasını çok kalabalık gördük. Esasen anlamamız gerekirdi, çünkü otel bulmakta bayağı zorlandık uzak ya da yakın şehirlere bile. Anlamadığımız bir şeyler oluyor. Sanırım halk bıktı ve kendini dışarı attı. Bir dükkanda kadın kasiyer bağırıyordu, ‘Tamam dedim kendime, tamam! Yetti be nedir bu hastalık, artık çekemeyeceğim bunu!’
Ancak, trafik sıkışıklığı kalabalıktan çok beklentilerle ilgili. İnanılmaz güzellikteki sarı meralarda bir vahşi hayvan beklentisi herkesin aniden durup ağır top objektiflerin, sacayaklarının, dürbünlerin çıkmasına, minibüslerden 4’er 5’er çocukların fırlamasına neden oluyor. Bir mera var, uzakta, taaaa uzakta, 2-3 mil ötede (3-5 km) sapsarı çimenlerin uzağında bitten küçük bazı karartılar halinde yaşayan iki geyik sürüsü trafiğin pat diye durmasına neden oluyor. E, millet tatile ve vahşi hayvan görmeye gelmiş. 12,000 dolarlık objektiflerin arabalardan çıkışını gözlemlemek başka bir zevk. Hep merak ederdim bunları alan var mı diye. Şimdi anlıyorum, evet, dolu, ve hepsi de Yellowstone’dalar.
Ranger’ler yollara arabaların önüne geçip neredeyse yalvarıyorlar, sürmeleri için ama halkımız vahşi hayvan görmeye geldiyse, en ufak bir olasılığı kaçırmayacak tabii ki.
Esasen bizim de pek bir şikayetimiz yok. Etrafın cennet ötesi güzelliğini arabadan seyretmek şansı veriyor bize. Camları açıp havayı koklamak bambaşka.
